İletişim | Hakkımızda
ANHA

12 Mart direnişi Rojava Devrimi’nin temeli oldu

DOSYA

CÎHAD ROJ

HABER MERKEZİ – 12 Mart tarihi Suriye ve Türkiye’nin Kürt halkına yönelik komplolarına karşı Kürtlerin direnişinin 14’üncü yıldönümü. Kendilerine yönelik komploları büyük bir direniş ile boşa çıkaran Kürt halkı, büyük bir irade ve güç ile örgütlenerek Rojava Devrimi’nin ilk kıvılcımlarını ateşledi.DOSIYA-12-ADARE (8)

Suriye Baas Rejimi, 12 Mart 2004 tarihinde Türk devleti ile anlaşmasının ardından Suriye’deki Kürtlere darbe vurmak için ilk planını devreye koydu. Qamışlo’da o tarihte Qamışlo’nun Cihad ve Dêrazorê’nin Fitwê takımları arasında futbol maçı gerçekleşecekti. Görünüşte Cihad ile Fitwê takımları arasında oynanacak maçı izlemeye gelmiş şöven Baasçılar, sivil Kürt halkına saldırıp katliam gerçekleştirdi. Rejim güçleri ise, “iki takım arasında oynanan maçta yaşanan bir anlaşmazlık” olduğu bahanesiyle şövenist Baasçı grupların katliamına göz yumarak planladığı saldırıyı izlemekle yetindi. Ancak Cihad takımının çoğunluğu Kürt olan taraftarlarına ateş etmekten de geri durmadı. Saldırı sonucunda birçok taraftar katledildi.

Stadyumda gerçekleşen katliam üzerine Qamişlo’da on binlerce insan sokaklara dökülmeye ve gösterilerle katliamı lanetlemeye başladı.DOSIYA-12-ADARE (10)

Önceden saldırı planı yapmış olan Baas rejimi göstericilere vahşice saldırmaya ve hedef gözeterek halka ateş etmeye başladı. Yüzlerce genç gözaltına alınıp işkencelerden geçirilirken onlarcası da açılan silahlarla katledildi. Hastanelere kaldırılan yaralılar da ise başka gruplar tarafından etrafları sarılarak, hastane kuşatıldı.

Olayların ikinci gününde Kürt halkı Rojava’nın her yerinde Qamişlo’daki halk serhildanına destek vermek üzere sokaklara döküldü. Serhildanın öfkesi kısa sürede Halep, Lazkiye Şam’a sıçrarken, Kürt halkı serhildanında haklarını talep ederken, şövenist politikalara bir an önce son verilmesini istedi. Ancak bu Baas rejim halkın bu taleplerine yine ateşle karşılık verdi. Bu saldırılar sonucunda Qamişlo, Dêrik, Hesekê, Serêkaniyê, Efrîn ve Kobanê’de onlarca sivil, bu kirli siyasete kurban edilerek katledildi.

Türk devletinin katliamdaki parmağı neydi?

Rojava ve Suriye’nin diğer merkezlerinde bulunan Kürtlerin fikirlerini büyük bir fedakarlıkla sahiplendiği ve hayata geçirmek istediği Kürt halk önderi Abdullah Öcalan, 1999 yılında uluslararası bir komplo ile Türkiye’ye teslim edildi. Türkiye, Öcalan’ın esir edilmesiyle Özgürlük Hareketi ve Suriye’deki Kürtlere ağır bir darbe vurduğunu sanmış ancak bu tahmininde yanıldığını görmüştü.DOSIYA-12-ADARE (9)

Bundan önce Suriye ve Türkiye arasında Kürt karşıtlığı üzerinde 1998 yılında Adana Antlaşması imzalandı. Suriye bu antlaşmaya göre kirli bir siyaseti devreye koyarak, Kürtleri inkar etmeye başlamış ve göçe zorlamak için aç bırakma politikası gütmüştür. Yürütülen bu politikalar nedeniyle Rojava’da yaşayan Kürtler kalabalık kitleler halinde Şam, Halep gibi Suriye’nin kalabalık kentlerine göç etmek zorunda kalmıştır.

Halk saldırılara karşı direnişe geçiyor

Suriye Baas Rejimi ve Türkiye arasında Kürtlere yönelik imzalanan bu komplo antlaşması çerçevesinde Qamışlo’da Cihad ve Fitwê takımları arasındaki maç bahane edilerek katliam planı hazırlandı. Maçın başlamasından önce Cihad takımının taraftarları olan Kürtleri sıkı bir aramadan geçiren polis, Fitwê takımı taraftarlarını ise hiç aramadan stada bıraktı. Ellerinde taş, sopa ve bıçak taşıyan bu taraftarların su mataraları içerisinde de demir ve bıçaklar taşıdığı sonradan anlaşıldı.DOSIYA-12-ADARE (3)

Kürtlere hakaret edip liderlerine küfür etmeye başlayan Fitwê takımı taraftarları, getirdikleri taşlarla Cihad takımı taraftarı olan Kürtlere saldırmaya başladı. Statta yaşanılanların duyulması üzerine yüzlerce Kürt genci stada akın etmeye başladı. Kürtlere saldırı emri alan polis taraftarlara ve onlara destek için gelen yurttaşlara kurşun yağdırarak, katliam gerçekleştirmeye başladı.

Katliamda şehit edilenlerin toprağa verilmesi için 200 bini aşkın Kürdün katıldığı cenaze töreninde, bir kez daha saldırı gerçekleşti. Halkı direk tarayan polis, burada da onlarca sivili katletti. Cenaze töreni bir anda direnişe dönüştü. Yüz binlerce Kürt alanlara çıkarak, Baas Rejimi’ne ait merkezlere ve güvenlik kurumlarına yönelerek, buraları ateşe verdi. Eylemlerde yine Suriye’nin eski lideri Hafiz El-Esed’in heykeli de indirildi.

Bu direnişler sonucu tank ve topları Kürt kentlerine taşıyan rejim güçleri, tutukladığı yüzlerce kadın, genç, çocuk ve yaşlıya cezaevinde vahşice işkenceler uyguladı. Qamışlo’da alevlenen direniş kısa sürede Kürdistan’ın dört parçası ve Avrupa kentlerine yayıldı. Alanlara çıkan yüz binler tutuklananların serbest bırakılmasını istedi. Gerçekleştirilen eylemler sonucu çıkarılmak zorunda kalınan bir af ile tutukluların bir bölümü serbest bırakıldı ancak birçok tutuklunun akıbeti ise halen bilinmiyor.DOSIYA-12-ADARE (6)

Gerçekleştirilen eylemler sonucu Kürtlerin varlığını ilk kez kabul eden rejim yetkilileri, Kürtlerin de Suriye’nin bir parçası olduğunu belirtmiş ve kimlik verileceğini açıklamıştı.

Qamışlo’da alevlenen direniş ile Kürtlere ait bir askeri gücün temelleri de atıldı. Rojava ve Suriye’nin farklı merkezlerin de gizli bir şekilde küçük gruplar halinde askeri birlikler kuruldu. Bu birlikler devrimle beraber YPG olarak resmi ilana kavuştu.

12 Mart Serhıldanı 19 Temmuz Devrimi’nin temeli oldu

12 Mart 2004 komplosunu boşa çıkaran Kürt halkı, büyük bir irade ve güç ile tekrardan örgütlenmeye başladı. Bu irade ile YPG ilan edildi. 19 Temmuz 2012 tarihinde de Rojava devriminin ilk kıvılcımları ateşlendi ve Kürt kentleri rejim güçlerinden özgürleştirildi.DOSIYA-12-ADARE (2)

Kürt kentleri YPG ve YPJ güçleri öncülüğünde bir bir özgürleştirilmeye başlanınca Kürt halkı bölgedeki diğer halklar ile birlikte ortak yaşam projesine dayalı demokratik ulus sistemini geliştirmeye başladı.

12 Mart direnişinden Suriye’nin demokratikleştirilmesine doğru

Kuzey Suriye kentlerinin Baas Rejimi’nden özgürleştirilmesinin ardından 2014 yılında Demokratik Özerk Yönetimler ilan edildi ve 2016 yılında da Kuzey Suriye Demokratik Federal sistemin ilanı gerçekleşti. Kuzey Suriye’de bu sistem ile birlikte Suriye’deki savaşa çare olacak bir yeni yaşam için sistemin temeli iyice atılmış oldu.

2004 Qamışlo katliamı sonrası temeli atılan, 2011 yılı suriye iç savaşıyla da giderek somutluk kazanan halkların eşit-özgür bir aradalığını esas alan demokratik ulus sistemini kendi faşist iktidarı açısından büyük tehlike gören, Türkiye’deki Erdoğan-bahçeli hükümeti bunun için 20 ocak 2018 tarihinde Efrin’e dönük soykırım ve işgal saldırıları başlattı.DOSIYA-12-ADARE (11)

2004’te Qamişlo katliamını gerçekleştiren devlet mantelitesi ile bugün Efrin’de soykırım saldırıları geliştiren zihniyet arasında hiçbir fark olmadığını gören halklar, hep birlikte Efrin savunmasını gerçekleştiriyor.

ANHA