İletişim | Hakkımızda
ANHA

Aldar Xelil: Suriye Güçleri Sınırda Görev Yapacak

Video

MÛRADA KENDA-Ahmet Semir

Suriye ordusuna bağlı Kuvvet Şebi (halk güçleri)’nin Efrin’e gelişini, “Suriye topraklarını savunma görevi” olarak değerlendiren Aldar Xelil, “ bu şekilde Suriye resmi olarak Efrin savunmasında yer almış oldu. Saldırılar devam ederse, Rusya artık Türkiye’nin Suriye devletine saldırısını onaylamış olacaktır” dedi.

Efrin’deki çağın direnişinin destan yazdığını, halkın direnişinin tarihe ismini altın harflerle yazdırdığına dikkat çeken TEV-DEM yürütme kurulu eş başkanı Aldar Xelil, kimyasal gazların kullanılmasına karşı uluslararası alandaki sessizliği eleştirerek, tüm dünyanın bu konuda sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini, söyledi.

ANHA’ya konuşan TEV-DEM yürütme kurulu eş başkanı aldar xelil’in değerlendirmesi şöyle;

Efrin’de destan yazıldı

Efrin’deki çağın direnişi ikinci ayına girdi. Bu iki ay örgütlü, amaçlı, onurlu ve amaçlarına bağlı bir halkın nasıl direnebileceğini gösterdi. Bu direnişte kahramanlık gösteren savaşçılar bugüne kadar destan yazdılar. Bu direniş insanlığın onurlu tarihine altın harflerle yazılacaktır. Bu kesin olarak böyledir.

Çünkü orada yürütülen direniş gerçekten eşsizdir. Hiçbir yerde böyle bir direniş sergilenmemiştir. Bu kadar büyük ve her türlü silah imkanına sahip bir ordu, çeteleriyle, her türlü silah teknolojisine sahip olmasına rağmen ilerleyememesi bu direnişi tarihi kılıyor. Kendisiyle birlikte büyük kazanımlar getirecektir. Bu saldırılar sonuçta nereye varırsa varsın, bu gerçeklik tüm dünyaya gösterildi.

Türk devletinin yanında yer alarak Efrin’e saldıran çetelerin de insanlık değerleriyle, Suriyeli olmakla bir alakalarının olmadığı ispatlandı. Aksine bunlar insanlık düşmanıdırlar.

Diğer tarafta Efrin direnişi Rusya ve Türk devleti arasında oluşturulan planları da boşa çıkardı. Bundan dolayı bu direnişte yer alan herkesi saygıyla selamlıyorum. Bu direnişi başarıya ulaştığını bilmelerini istiyorum. Ama aynı zamanda direniş kendisiyle birlikte daha büyük başarılar getirmeye de devam edecektir.

Efrin’de halklar direniyor

Gösterilen direniş aynı şekilde kendisiyle birlikte çok önemli gerçekleri de açığa çıkardı. Efrin’i savunanlar sadece küçük bir silahlı grup olmadığı görüldü. Kürtler, Araplar, Süryaniler, Asuri, Türkmenler herkes Efrin’e sahip çıkma, savunma konusunda önemli rol oynadı.

En önemlisi dünyanın, her hangi bir yerinde bir savaş yaşandığında oradaki halk savaş bölgesini terk eder. Ama Efrin’de bunun tersi gerçekleşti. Efrin halkı köylerine, şehirlerine, onuruna sahip çıktı. Orada direndi. Kuzey Suriye’nin diğer bölgelerindeki halklar da Efrin’e giderek halkın direnişine sahip çıktı, destek verdi.

Halk Cizre, Kobane, Gırespi, Rakka, Tebka, Derazor’dan iki kez Efrin’e doğru yürüdü. Yine Halep halkı Efrin’e geçerek direnişe destek verdi. Halk bu şekilde, Efrin hepimizindir, hepimiz bu direnişin bir parçasıyız, biz Efrin’i düşmana teslim etmeyiz ve topraklarımızı işgal etmelerine de izin vermeyiz, mesajı vermiş oldular. Bu şekilde devrim tüm halkların devrimi haline gelmiştir. Dolayısıyla Efrin’e bu gidişler çok değerlidir, saygı gösterilmesi gereken bir tutumdur. Bu aynı zamanda özgürlük isteyen tüm halklara da örnek bir tutumdur.

Klor gazı kullanmak insanlık suçudur, hesap sorulmalı

Bundan birkaç gün önce işgalci Türk ordusu ile çeteleri kimyasal silahlarda kullanılan klor gazını sivillere karşı kullandılar. Bu bir insanlık suçudur. Bu insanlık suçuna karşı herkes tutum göstermeliydi. Ama maalesef bazı utangaç sesler çıkmış olsa da, bazı kimi kurumlar tutum göstermiş olsa da, bu tutumlar halen Türk devleti ve çetelerini durduracak düzeyde değildir. Bu tutumlar halen suç işleyenleri yargılayacak düzeyde değildir.

Buradan tüm uluslararası kurumlara ve ilgili kesimlere bu konuda girişimde bulunmaları, bu yönlü kararlara gitmeleri çağrısı yapıyorum.

Efrin Suriye’nin Bir Parçasıdır

Efrin’e dönük saldırıların başladığı ilk günlerde Efrin özerk yönetimi yaptığı açıklamada Suriye’nin bir parçası olduklarını, Suriye topraklarına dönük işgal saldırılarının olduğunu belirttiler. Suriye devleti de ordusu da resmi olarak kendi topraklarına sahip çıkmalı, dedi. Bunu demek kendisini Suriye’nin bir parçası görmek anlamına gelir.

Özellikle de federasyonu Suriye’den koparak bağımsızlık ilan etme olarak değerlendirenlere şunu söylemek isterim. Bu açıklama ile Suriye’den kopmak bir yana, kendimizi Suriye’den saydığımızı göstermiş oluyoruz. Bu durumda sizin göreviniz sizin topraklarınıza sahip çıkmanızı gerektirir.

Kuvvet Şebi (Halk Güçleri) Sınır Güvenliğinde Yer Alacak

İkincisi, Rusya Türk devletine bölgelerimize hava saldırıları yapma izni verdi. Bunun için destek verdi. Türkler burada sadece Kürt güçlerinin olduğunu, Kürtlerin de terörist olduğunu, tehlikeli olduğunu söylüyorlardı ve Rusya’yı bununla ikna etmeye çalışıyorlardı.

Şimdi Suriye ordusuna bağlı Kuvvet Şebi (Halk güçleri) güçlerinin gelmesiyle artık Suriye ordusuna bağlı güçler de buraya gelmiş oldular. Rusya bu durumda kararını yeniden gözden geçirmek zorunda kalacaktır. Eğer eskisi gibi devam ederse, Türk devletinin saldırılarına tutum almazsa, o zaman Türk devletinin Suriye devletine dönük saldırıya izin vermiş olur. Bu kendisiyle daha değişik sonuçlar ortaya çıkarır.

Diğer yandan bu gücün Efrin’e gelmiş olması, Suriye’de yaşayan tüm kesimlerin Suriye topraklarına birlikte sahip çıkması gerektiği anlamına da geliyor.

Efrin’e gelen Suriye ordusuna bağlı Kuvvet Şebi güçleri, artık Efrin’de Suriye devletinin temsilcilerinin de olduğu anlamına gelir. Bu güçler sınırların korunmasında yardımcı olacaklar. Ama Efrin’in geleceğine dair hususlar şimdilik gündemde değil. Bunlar daha sonra konuşulacak şeyler. O gün geldiğinde o yönlü de görüşlerimizi elbette söyleriz.

ANHA