İletişim | Hakkımızda
ANHA

Efrin’deki Ezidiler de soykırım tehdidi altında

DOSYA

NÛRHAT HESEN

EFRÎN – Ortadoğu’da hüküm süren imparatorluklar ve sonrasında gelen devlet hükümetleri Ezidi toplumunu soykırıma tabi tutarak, tümden tasfiye etmeye çalıştılar. Bu amaçla birçok kez soykırıma uğramalarının yoğunlukta yaşanılan yerlerde Ezidi demografisiyle de oynandı. Özellikle demografik yapısıyla oynan ve başka yerlere sürülen yerlerde yaşadıkları baskı sonucu inançlarını terk etmeye zorlandılar. Bu soykırım ve asimilasyonun devamı olarak 21. Yy’da Şengal’de bir kez daha toplu katliamlar gerçekleşti.EFRIN-EZIDIYEN-LI-EFRINE-JIYANA-WAN-DI-METIRSIYE-DEYE (4)

Ezidi inancı en baskıya maruz kalan Ortadoğu’nun en eski inançlarından biridir. Bu dosyamızda saldırıya maruz kalan ile halen varlığını sürdüren Ezidi köylerinin yanı sıra, tahrip eden Ezidi ziyaretgahlarına dikkat çekeceğiz. Bunun yanı sıra dosyamızda Suriye’yi işgal eden ve özellikle de Efrin’de soykırım saldırılarına maruz kalan Ezidilere yer vereceğiz.

Ezidi bölgeleri

Ezidi nüfus yoğunluğunun bulunduğu yerlerin başında, Güney Kürdistan sınırları içinde bulunan Şengal gelmektedir. Ama aynı zamanda Efrin’de de bazı Ezidi inancına mensup kişilerin yaşadığı köyler mevcuttur. Ezidi din alimleri, Efrin’i; Müslümanlar ile Ezidiler arasında dinsel çelişkilerin olmadığı bir yer, olarak tanımlarlar. Bunun için bu Efrin’de yaşayan Ezidiler yerleşkelerindeki varlıklarını korumuşlardır.

Ne var ki, bölgede hakimiyet süren imparatorluklar farklı inançlar arasında çelişki ve çatışma çıkarmak için sürekli olarak faaliyet yürütmüşlerdir. Osmanlı imparatorluğu Kürdistan coğrafyasını işgal etmezden önce, kuzey Suriye ve kuzey ırak bölgesinde yaşayanların ekseriyeti Kürtlerden oluşuyordu. Ancak Osmanlılar zamanında Ezidilere dönük geliştirilen soykırım fermanlarından kaynaklı Ezidi inancına mensupların sayısı giderek azaldı, sonuçta sadece birkaç köyden ibaret kaldılar.

Efrin özerk yönetimi dış ilişkiler sorumlusu ve aynı zamanda “Qewlên Êzîdiyan” mealen Ezidilik yasaları anlamına gelen kitabın yazarı Süleyman Cafer, Osmanlı imparatorluğunun yıkılmasından sonra Efrin’de 100’e yakın Ezidi köyünde binlerce Ezidinin yaşadığı, bilgisini veriyor. Örneğin, Şerawa ilçesine bağlı Çiyaye Lelun (Lelun Dağı) köyünün tümü Ezidi inancına mensup olanlardı.EFRIN-EZIDIYEN-LI-EFRINE-JIYANA-WAN-DI-METIRSIYE-DEYE (2)

Ortaya çıkan tarihi kalıntılar ve bazı yerlerde oyma şeklinde nakşedilmiş şekiller, buranın Mittanilere ait olduğuna işaret ediyor. Taşlar üzerine nakşedilen şekiller Zerdeşti kültürünün kalıntılarıdırlar. M.Ö 1600’lere dek uzanan Kimara köyünün merkezi ve burada bulunan 2 Melek Tawus heykeli bu iddiayı doğrular niteliktedir.

Bu köyde bulunan Melek Tawus şekillerini değerlendiren Ezidiler birliği dış ilişkiler komitesi başkanı Mustafa Şam Nebu, “İki Melek Tawus heykeli yan yana bulunuyor. Aralarında ise bir yuvarlak var. Bu yuvarlak içinde de dört taraflı oluşturulan şekil de birbirinin aynısıdır ki bu da Mitanileri sembolize eder.

20.yy’lin üçüncü çeyreğine kadar da Efrin’de 58 Ezidi köyü bulunmaktaydı. Bu köylerde ise toplam 75 bin Ezidi yaşardı. Ne var ki, mevcut durumda 58 köyden geriye kalan 22 köyde ise toplam 25 bin Ezidi yaşamaktadır.

Günümüze dek varlığını sürdüren Ezidi köyleri ise şunlardır; Basûfanê, Feqîra, Elî Qîna (bu köyler şu anda Türk devletinin işgali altındadır.), Qestel Cindo (Türk devletinin işgali altında) , Qîbarê, Xezawiye, Buric Ebdalo, Qitmê, Ên Darê, Tirindê, Sînka, Kefer Zêt, Îska, Şadîr, Kîmarê, Çeqela, Aşka Rojhilat, Baê, Qoçma, Qîle köyleri. Bu köyler de Cindirês ilçesine bağlı köylerdir.

Yukarıda ismini saydığımız köyler Ezidi köyleri olmasına rağmen, Ezidilerle birlikte yer yer Müslüman inancına mensup olanlar da yaşamaktadır. Sadece Ezidilerin ikamet ettiği köyler ise şunlardır; Basûfanê, Baflon ve  Qestel Cindo.EFRIN-EZIDIYEN-LI-EFRINE-JIYANA-WAN-DI-METIRSIYE-DEYE (5)

Bu köylerin yanı sıra halep’in Eşrefiyê, Şêx Meqsûd ve Bustan Paşa mahallelerinde de Ezidi inancına mensup olanlar bulunmaktadır.

Ezidi mezarlıkları

Efrin’de toplamda 12 Ezidi mezarlığı bulunmaktadır. Bunlardan bazıları işgalci türk devletinin saldırıları sonucu tahrip edilirken, bazıları da işgal edilmiş durumdadır.

Efrin’de bulunan Ezidi mezarlıkları şunlardır; Şêx Berekat mezarı, bu mezarlık Çiyayê Şêx Berekatta, Basufane köyünün güneyinde bulunuyor (köy Türk işgalinin altındadır). Şadiriye köyündeki Şêx Rikab mezarlığı. Basufane köyündeki Şêx Elî mezarlığı. Qibara köyündeki Çelxana Mezarlığı. İdlib’in Atme köyü yakınında ki Şêx Kursî mezarlığı (Türk devletini işgali atlındadır). Qibare köyündeki Şêx Şemis Adiya mezarlığı. Qestel Cindo’daki Barse Xatûn mezarı (türk devletinin işgali altındadır). Feqira köyündeki Şêx Seyda mezarı, Meşla köyündeki Bîr Cefer mezarı. Sinka köyündeki Şêx Xerbî mezarı, Cırne Hogir mezarı.

2012 yılında Şex Berekat dağında bulunana Şex Berekat mezarının Cebhet El Nusra çeteleri tarafından işgal edilmesinden sonra, çeteler Ezidilerin bu mezarı ziyaret ederek Çarşema Sor bayramını kutlamasına izin vermediler. Şimdilerde bu alanı işgal eden Türk devleti mezarlığı yıkıp, askeri üsse çevirerek halkın ziyaretine izin vermemektedirler.  EFRIN-EZIDIYEN-LI-EFRINE-JIYANA-WAN-DI-METIRSIYE-DEYE (6)

Diğer tarafta Qestel Cindo’da bulunan Parasna Xatun mezarı da Türk devletinin işgali altındadır. Yine yerelden alınan bilgilere göre Atme beldesinde bulunan Şex Keras mezarlığı Türk ordusu ve El-Nusra çeteleri tarafından yıkılmış durumdadır.

Yine 2013 yılında Ezaz’ın Qine köyünü işgal eden trük devleti buradaki halkı zorla göç ettirdikten sonra burayı askeri üsse çevirdi.

Osmanlıların uygulamaları
Ezidilerin söylediklerine göre şimdiye kadar Osmanlılar tarafından 72 fermana uğramışlar. Ezidi katliamının helal olduğuna dair fetvalar Osmanlı müftüleri tarafından çıkarılıyordu. Osmanlılar Ezidileri Ş… tapan halk olarak nitelendiriyordu. Bu propaganda ile de Ezidi dinini kötülerken, aynı zamanda katliamlarını da meşrulaştırmış oluyorlardı.

Ezidiler, Mir Mıhemed Rewanduzi’nin 1880 ile 1890 yılları arasında 105 bin Ezidi’yi katletmesini hiçbir zaman unutmazlar. Süleyman Cafer, Rewanduzi’nin bu katliamından dolayı Ezidiler arasında Mire Kor (Kör Mir) olarak anıldığını, söylüyor. Kör mir, Osmanlı şeyhi Mihemed Ebu Suud’dan aldığı, “Ezidileri katleden af olacak ve tüm köylüleri ile cennete gidecektir” fetvası üzerine bu katliamı yaptığı da rivayet edilir.

Ezidiler bu katliam sırasında 30 bin Ezidi kadınının da Mihemed Rewanduzi tarafından köle olarak götürüldüğünü söylerler. Köle olarak götürülen kadınlara zorla fuhuş yaptırılır. En büyük Ezidi katliamı olarak da bilinen bu katliam da, Rewanduzi adamlarına Ezidi katliamının helal olduğunu ve bu katliamla cennete gideceklerini salık vererek, onları katliama sevk ediyordu.

Fransız işgal süreci

Syks-picot anlaşmasından sonra bölgeyi işgal eden Fransızlar Ezidileri asimilasyona tabi tuttu. Yumuşak bir asimilasyon siyaseti uyguluyorlardı. Süleyman Cafer bu asimilasyon sürecine ilişkin şunları söylüyor, “Fransızlar öldürmüyorlardı. Ancak Suriye’de iz bırakma peşindeydiler. Aslında günün birinde Suriye’den çıkacaklarını biliyorlardı. Onun için Ezidileri kendi taraflarına çekmeye çalışıyorlardı. Hatta Ezidi gençlerini kendi askeri birliklerine katıyorlardı. Onlara maaş vereceklerini vaat ediyorlardı. Hatta göçe zorlamak için, ‘eğer buradan göç etmezseniz Müslümanlar sizi katleder’ diyorlardı.EFRIN-EZIDIYEN-LI-EFRINE-JIYANA-WAN-DI-METIRSIYE-DEYE (7)34

Cafer, Ezidilerin, Fransızların bu siyasetini kabul etmediklerini, aksine kendilerine, ‘günün birinde siz bu topraklardan gideceksiniz. Ama biz bu toprakların asli unsurlarıyız’ diyorlardı, diye ekliyor.

Bölgeye gelen Fransızlar daha çok Ezidi köylerine yerleşiyorlar. Hatta Fransız kaymakamı, Ezidiler arasında ünlü bir kişi olan ve Qibara köyünde oturan Derwiş Şemo’nun evininin yakınındaki bir eve yerleşir.

Baas Rejimi

Suriye devleti, Baas Rejimi sürecinde neredeyse Osmanlı ile aynı siyaseti yürütmeye devam etti. Sürekli olarak Müslümanlar ile Ezidiler arasında gerilim yaratmaya çalışıyorlardı.

Bölgede kültürel soykırımı esas alıyor ve bölge demografisiyle oynuyorlardı. Tüm Ezidilerin kimliklerinde inançları Müslüman diye yazılırdı. Memurları eliyle Ezidileri zorla müslümanlaştırmaya çalıştılar.

Dini asimilasyon ezidilerin avrupaya zorunlu göçünü beraberinde getirdi. Bu göç özellikle 90’lı yıllarda başladı. Bu göç ezidilerin asimilasyona direnmeleri sonucu gerçekleşti.

Baas rejiminin bu politikalarına ilişkin ise Süleyman Cafer, “Baas Rejimi Ezidilerinin yarısının inançlarını zorla değiştirdi” diyor.EFRIN-EZIDIYEN-LI-EFRINE-JIYANA-WAN-DI-METIRSIYE-DEYE (7)

Demokratik özerklik dönemi

Ezidilerin resmi olarak kendi inançları ile tanınmaları kuzey Suriye’de demokratik özerkliğin ilan edilmesiyle gerçekleşir. Ezidilerin meclislerini kurmaları, resmi olarak bayramlarını kutlamaları ve dini vecibelerini yerine getirmelerine izin verildi. Yine ilan edilen demokratik özerklik yönetimi içinde de Ezidiler görev almaya başladılar.

Ezidiler yeni bir soykırımla karşı karşıya

Tüm dünyadaki Ezidi nüfus sayısı 1 milyon civarı olarak tahmin ediliyor. Bu rakam 2012 yılında Amed’de toplanan dünya Ezidiler kongresi tarafından açıklandı. EFRIN-EZIDIYEN-LI-EFRINE-JIYANA-WAN-DI-METIRSIYE-DEYE (3)

20 ocak 2018’de Efrin’e dönük işgal ve soykırım saldırılarını başlatan Türk devleti başta Şera ilçesine bağlı Qestel Cindo köyü olmak üzere birçok Ezidi köyünü de işgal etmiş durumda. Dolayısıyla Ezidiler bir kez daha soykırımla karşı karşıyadırlar.

Türk devletinin saldırıları sonucu yeni bir soykırımı daha yaşamamak için, Ezidiler birçok köyü boşaltarak Efrin şehir merkezine taşınmış bulunuyorlar.

ANHA