İletişim | Hakkımızda
ANHA

Efrîn’i Vietnamlaştırmak

ANALİZ

Erdal Ceylan

Kırk günü aşkın bir süredir tarihin en büyük direnişlerinden biri yaşanıyor. Peki, bu direniş yaşanırken bu direnişin yanında olduğunu, yüreği bu direnişle olduğunu söyleyenler olarak ne yapıyoruz? Direnişin neresindeyiz? Şunu açıkça söylemek gerekirse “direnenlerin yanındayız” söylemi bireysel bir rahatlama dışında yükselen direniş açısından hiçbir şeye yaramıyor. Yaşadığımız günler geçmiş zamanlarda, farklı mekanlarda yaşananlara benzerlik taşıyor. Bu benzerlikler günümüzü aydınlatacak veriler içeriyor. Bu konuda ana hatlarıyla yapacağımız bir değerlendirme “Ne yapmalıyız?” sorusuna da açıklık getirecektir.

Carlotta harekatı

Angola devrim sürecinde Küba’dan gelip, Angola halkının yanında sömürgeci güçlere karşı savaşan binlerce devrimcinin payını ise özellikle vurgulamak gerekir. “Carlotta harekatı” denilen bir dayanışma temelinde binlerce devrimci, küresel tekellerin, onların işbirlikçisi karşı devrimci güçlerin saldırılarına karşı Angola halkının yanında yer almıştır.

Bu harekata Che’nin enternasyonalist fikirlerinden etkilenmiş binlerce Kübalı birbiriyle yarışırcasına, aşkla katılmışlardır. Dünyanın bir ucundan, Güney Amerika’dan Afrika’ya yani bir kıtadan bir başka kıtaya sömürgeci güçlere karşı ezilen Angola halkını savunmak için protestoların, yürüyüşlerin yetmediğini görüp harekete geçmiştiler.

Vurguladığımız bu devrimci dayanışmaya diğer bir örnek ise 1970’li yıllarda Filistin halkıyla yaşanmıştır. Dünyanın dört bir yanında olduğu gibi, Türkiye ve Kürdistan’da da yüzlerce genç 1970’li yıllar boyunca Filistin halkıyla dayanışma için Filistin’e gitmiş, çatışmalarda, İsrail saldırılarında yaşamlarını yitirenler olmuştur. yetmişli yıllarda Rojava’dan da pek çok genç de bu direnişe katılmıştır. Peki, o kadar Mazlum Filistin halkı propagandası yapan  ve şimdi de İsrail’in Filistin’e saldırdığı gibi Efrîn’e saldıran Türkiye devleti ve çetelerinin o dönemler ne yaptığını bir araştırın bir bakın. Vardığınız sonuç “HİÇ” olacaktır.

İspanya iç savaşında Franko rejimine karşı Uluslararası Devrimci Tugaylar adıyla sergilenen devrimci dayanışma bir diğer uluslararası devrimci dayanışma örneğidir. Bu tugaylara katılanlardan biri de ünlü yazar Hemingway’dir. Günümüzde bazı yazar ve aydınların açıklamaları vardır ama mevcut düzey yetersizdir.

Kürdistan özgülünde ise 1970’li yıllarda Güney Kürdistan’da böyle bir dayanışma yaşanmıştır. Kürt halkına karşı Irak Baas partisinin saldırıları karşısında Kürdistan’ın dört bir yanından Kürtler bu savaşa katılmışlardır. Kuzey Kürdistan, Batı Kürdistan ve Doğu Kürdistan yürütülen bu savaşın hem geri cephesi hem de dünyaya açılma alanları olmuştur.

Vietnamlaşmak!

Pek çok açıklama yapılıyor. Ancak yapılan bazı açıklamalar gerçeğin yüzeysel bilgisinden besleniyor.

Neden mi?

Pek çok kişi Efrîn’in Türkiye’nin Vietnam’ı olacağından bahsediyor. Ama Vietnam’ın nasıl Vietnam olduğu konusunda bilgiler eksik ve yüzeysel. Vietnam savaşında Amerika yenildi. Bunda içeride yaşanan direnişin payı kuşkusuz büyük. Ancak bu direnişin önemli bir ayağı ve Amerika’nın yenilmesindeki büyük bir etken Amerika başta olmak üzere tüm dünyaya yayılmış protestolar. Bu protestolar olmazsa böyle bir sonucun olamayacağını bilmek lazım.

Bu noktada Che’nin Vietnam savaşı sürecinde yazdığı bir yazı günümüz görevlerini çok net açıklamaktadır:

“Dünyanın tüm ilerici güçlerinin Vietnam’la dayanışması bugün için, Roma arenasındaki gladyatörlere tezahürat yapan pleblerin acı istihzasına benzer. Sorun baskının kurbanına başarı dilemek değil, onun kaderini paylaşmak, ona zafer ya da ölüme kadar eşlik etmektir.”

AKP’nin Sonu

İşte bu noktada başta Kuzey Kürdistan olmak üzere tüm Türkiye ve tüm dünyada tarz ve yöntemini kendi meşruiyetinden alan kitlesel gösteriler Efrîn’in kazanmasının önemli bir ayağı olacaktır.  Türkiye’de halk ayaklanmaları çöküşe doğru giden AKP iktidarının sonu olacaktır.

Bunun için kimsenin kendini öteki görmemesi gerekir. Yürütülen kirli savaşın insanlığa, Ortadoğululara, Kürtlere karşı yapıldığı bilinmelidir. Kürt, Türk, Arap herkes harekete geçmelidir.

“Bir, İki, üç Daha Fazla Vietnam!” sloganında olduğu gibi, biz de şimdi “İki, üç daha fazla Efrîn” diye ayağa kalkmalı ve Ortadoğu’nun özgürlük ocağı haline gelen Rojava’da özgürlük ateşini daha fazla sahiplenmeli, daha fazla harlandırmalıyız. “Bir, İki, üç daha fazla Efrîn!

ANHA