İletişim | Hakkımızda
ANHA

KJK, Halepçe katliamı şehitlerini andı

HABER MERKEZİ – KJK, Halepçe katliamının yıldönümü vesilesiyle açıklama yaparak  “Kürt halkı Halepçe’de Saddam rejiminin gerçekleştirdiği katliamı asla unutmadı. Şimdi de bu gerici zihniyetlerden hesabını Efrîn’de ve her yerde tarihsel direnişiyle soruyor. Bu tarihi hesabın  bedeli ne olursa olsun, kazanan özgürlük olacaktır” dedi.

KJK Koordinasyonu, 16 Mart 1988’de Saddam faşist rejiminin Halepçe şehrine gerçekleştirdiği katliamı büyük bir öfke ve nefretle lanetledi. Halepçe katliamında kimyasal gaz kullanılarak binlerce insanının yok edildiğine dikkat çeken KJK, “Binlerce insan sakat bırakıldı. Kimyasal gaz saldırıları aynı zaman da doğa ve insan katliamlarının sürekli ve uzun vadeli bir şekilde hayata geçirilmesinin adı olmuştur. Kürt düşmanlığının, faşizmin en üst düzeydeki Baas diktatörlüğü, Saddam rejiminde ve bugünde diktatör Erdoğan şahsında temsil edilmektedir. Kürtlere reva görülen soykırım politikasının en vahşi örneğidir” dedi.

Kürt Halkı Halepçe Katliamını Asla Unutmadı

“30’uncu yılına giren Halepçe katliamı, başta burada şehit düşen halkımızı, Efrîn’deki tüm şehitleri saygı ile anıyoruz” denilen açıklamada şu hususlara yer verildi: “Kürt halkı Halepçe’de Saddam rejiminin gerçekleştirdiği katliamı asla unutmadı. Şimdi de bu gerici zihniyetlerden hesabını Efrîn’de ve her yerde tarihsel direnişiyle soruyor. Bu tarihi hesabın bedeli ne olursa olsun, kazanan özgürlük olacaktır.

Kapitalist modernite sistem, dünyanın süper güçlerinin 1916 yılında geliştirdikleri Sykes- Picot anlaşmasını korumaya ve uygulamaya devam etmekte ve kesinlikle Kürt halkının statü kazanmasını istememektedirler. Bu nedenle de bölgede Türk devletinin katliamlarına göz yummakta ve desteklemektedirler.21. yüzyılda hegemonik güçlerin bu karlı savaşları Ortadoğu da; Kürtlerin varlığını, kimliğini, dilini, kültürünü yok sayarak Erdoğan’ın soykırım savaşına, uluslararası bir konseptle dahil olmuşlardır. Bu kirli siyasetle Kürtlere dayatılan bağımlı, iradesiz, teslim alma politikası ve kölece yaşamdır. TC’nin Efrîn’e yönelik geliştirdiği savaşla Kürt halkı büyük bir soykırım kıskacı içerisinde tutularak tarihten silinmek isteniyor. Direnen onurlu bir halk değil, kimlik ve statüsü olan bir Kürt değil; bu Kürtlüğe karşı büyük bir düşmanlık geliştirilmektedir.

Fedai Çizgi Efrîn’de Kahramanca Direnmektedir

İşte Özgürlük Hareketi; bu katliamlara karşı Kürdistan’da özgürlük davası için hep direndi ve mücadele etti. Önder APO’nun başlattığı özgürlük mücadelesi, kadın özgürlük direnişimiz ve fedai çizgimiz tüm Kürdistan parçalarında gerçekleştirilen katliamların ve intikamını almanın tarihi destanı olmuştur. Bu fedai çizgi bugün Efrîn’de kahramanca direnmektedir. Efrîn direnişi, faşist TC’nin kürt düşmanlığına, soykırımına karşı; özgür Kürt, özgür halk ve özgür kadın olmanın mücadelesi olmuştur.

Erdoğan İnsanlığa Hesap Verecektir

16 Mart 1988 yılında Baas rejiminin, Saddam diktatörlüğü ile günümüzde de Efrîn’e işgal saldırısını düzenleyen AKP-MHP faşizminin, Erdoğan diktatörlüğü arasında hiçbir farkı yoktur. Bugün uluslararası sistemin desteğini alarak, Efrîn’e işgal savaşı  yürüten Faşist TC’nin işgali daha kapsamlı ve derinliklidir. Dün Kuzey’de  Cizre’de, Sur’da, Nusaybin’de ve şimdide Efrîn’e saldırı devletlerin birleşik bir şekilde Kürtlere imha konseptini uygulamalarıdır. Tüm bunlar Kürtlerin yaşadığı soykırım politikasının ciddiyetini ortaya koymaktadır. Kürt halkına karşı bu soykırım siyaseti ile inkar, imha politikaları devam ettirilmektedir. Bugün bu sömürgeci zihniyet baskı, zor ve şiddet tüm hızıyla karlı bir savaş olarak aktif bir biçimde Ortadoğu’da ve özelde de Kürdistan’da derinleştirilerek yürütülmektedir. Dünyada Kürt düşmanlığının öncülüğüne soyunan diktatör,  faşist Erdoğan’ın savaşı da, iktidarı da halkların demokrasi ve Efrîn direniş mücadelesiyle başına yıkılacaktır. Erdoğan’ın talancı, çeteci TSK’sı itibarsızlaşan militarist bir ordu olarak kaybedecektir. Faşizmin ulus-devleti çökecektir. Erkek ideolojisini faşizmle temsil eden Erdoğan halklara, kadınlara, Kürt halkına ve insanlığa hesap verecektir.

Türk devletinin Efrîn şehrini işgal etme savaşı 56. gününde tüm vahşeti ve  acımasızlığı ile devam etmektedir. Buna karşı YPJ-YPG, QSD öncülüğünde Efrîn halkının, Kürdistan halklarının görkemli direnişi ile  insanlık değerleri, ilkeleri savunuluyor. Kürt kadınlarının direnişi ve fedailiğinde gelişen bu haklı, öz savunma savaşı başarıya ulaşacaktır. Halepçe’den Efrîn’e doğru geliştirilmek istenen katliamcı, soykırımcı savaşa karşı; APO’cu çizginin fedai duruşu ile mutlaka aşılacaktır. Zafer özgür Kürt halkının olacaktır. Özgür kadın hareketi olarak bizlerin bu katliamlara verdiği en büyük cevap direniştir. Direnişi  her geçen gün daha da büyütmek olacaktır. Zaferdir. Bununla birlikte özgür yaşamı akıl, emek, cesaret ile yeniden yaratma olacaktır. Halepçe ve Efrîn’de  Kürtlere karşı devrede olan ve geliştirilen bu savaş kaybetmiştir. Kazanan Kürtler ve halklar  olmuştur.”