İletişim | Hakkımızda
ANHA

‘Mezhepçi temelde olursa İran’da devrim gerçekleşmez’

CÎHAD ROJ

HABER MERKEZİ –Gazeteci yazar ve İran uzmanı Fadi Akum İran’daki halk hareketleri için, “Eğer burada halk hareketi Sünni mezhepçi temelde gelişirse sonuç alamayacaktır. Suriye’de de siyah bayraklar tapınç durumuna getirildiği için Suriye devrimi sonuçsuz kaldı” dedi.

İran’da yaşanan halk isyanını ANHA’ya değerlendiren Akum, bu isyanın gerçek bir halk devrimine dönüşmesi için tüm farklı etnikleri, kültür ve inançları içine alması gerektiğini, belirtti.

Fadi Akum’un İran’daki halk hareketlerine ilişkin sorularımıza yanıtları şöyle;

İran’da gelişen halk hareketini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu halk isyanı doğuran etmenler neler sizce?

Şimdi İran’da sözünü ettiğimiz toplumu, ülkeyi alt üst eden bir rejimden söz ediyoruz. Humeyni radikal dinci bir ideoloji geliştirdi ve Devrim Muhafızları da bu ideolojiyi tatbik etmeye çalışıyor.

İran’da rejime karşıtlık düzeyi bölgeden bölgeye farklılık arz ediyor. Sünni bölgelerde iki kesim var. Bir kesim tümüyle molla rejiminin yıkılmasını ve hakimiyetlerinden çıkmak istiyorlar, bir kesim de bu rejimin kalmasını istiyor. Bu durum Kürt bölgelerine görenin zıttı bir durumu gösteriyor. Kürtlerin tek amaçları var, bu sistemin hakimiyetinden çıkarak özgürlüklerini elde etmek.

Diğer tarafta Şiilerin olduğu bir bölge var. Bunlar da İran rejiminin devam etmesini istiyorlar. Fakat buna rağmen bu kesimin de başka talepleri olmadığı da söylenemez. Onlar da yaşam standartlarının yükselmesini talep ediyorlar.

Fakat 2009’dan bu yana tüm propagandalara rağmen İran’daki halk hareketlerinin kesintili ve yetersiz kalışına şahitlik ediyoruz.

İran’daki halk hareketine bakarak, burada “Halkların Baharı”’nın etkisi olduğunu, bu hareketle mevcut rejimi yıkmak istiyorlar diyebilir miyiz?

İran halkları “Halkların Baharı”ndan yıllar önce serhıldanlar, isyanlar geliştirmiş bir halktır. İran halkları Arap ülkelerindeki halk ayaklanmalarından etkilenmekten ziyade, buradaki olaylar Şii-Sünni çelişkisi üzerine oturtuldu. İran rejiminin yıkılması hususu zor bir husustur. İran rejimi dini ve bir rejim olduğu kadar askeri yönü güçlü olan bir rejimdir. Bu rejimin yıkılması oldukça güç bir durumdur. Ülke demir yumrukla yönetiliyor. Mevcut Dervim Muhafızları güçleri bu isyanları bastırabilecek durumdalar.

Bildiğiniz gibi özellikle ABD başkanı Donald Trump başa geldiğinden beri İran’ı yönelik tehditlerini sertleştirdi. Acaba bugün yaşanan isyanların ABD ile ilişkisi ne?

ABD’nin kendisi de özellikle de Trump İran karşıtı bir güç durumundadır. Trump’ın şu anki tutumu Obama yönetiminin tutumunun tersi bir tutumdur. Bunun için ABD İran karşıtlığı politikasını görünür kılmak için bir şeyler yapma gereği hissetti.

Bunun için bir süredir “İran’ı durduralım” adıyla siyasi ve diplomatik bir hamle başlatmıştı. Amerika bu hamleyle; Irak, Lübnan, Suriye, Yemen, Bahreyn ve Kuveyt’e yönelik müdahalesini durdurmayı amaçlıyordu. Bazı Arap ülkeleri ya da bazı körfez ülkeleri de bunun için ABD’yle birlikte hareket ediyorlar. Onun için İran’da kargaşanın büyümesi için bazı girimler olacaktır. İran Tahran-Beyrut arasında bir köprü kurmak istiyor. Bu da batılı ülkeler ile Arap devletlerinin çıkarlarına ters bir durumdur. Onun için bu devletler İran’ın bu projesinin boşa çıkarmak için çeşitli girişimlerde bulunacaklardır.

Arap ülkelerindeki birçok devrimde dincilik bayrak edindiği için sonuçsuz kaldılar. Şimdi İran’daki halk hareketlerinde de Sünnilik görünür durumdadır. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dünyadaki herhangi bir devrim hareketi eğer halka, halkın özgürlük taleplerine dayanmıyorsa sonuçta kaybedecektir. Suriye örneği buna en canlı örnektir. Suriye’deki devrim hareketinin amaçlarına ulaşmasına ramak kalmıştı. Fakat ne zaman ki siyah bayraklar ortaya çıktı, Suriye halklarının umutlarına o zaman büyük darbe vurulmuş oldu. Bu siyah bayraklar Suriye rejiminin savaşı güçlü geliştirmesine büyük olanak sundu.

Siz İran’ın geleceğini nasıl görüyorsunuz?

İran kendi içinde yakın zamanda bazı değişimler gerçekleştirebilir. Halkın ekonomik sorunlarını çözebilir ve iş olanaklarını yaratabilir. Dışarıda birçok amacını gerçekleştiren İran, bundan sonra dışarıdaki, özellikle askeri harcamalarını kısarak içteki sorunları çözmeye odaklanabilir.

İran rejimi; Suriye ve Irak hükümetleriyle ittifak halindedir. Onlar da Devrim Muhafızları’na bağlı olan İran’a ait şirketlere para gönderebilirler. Bunun da kuşkusuz etkisi olacaktır. Başka bir deyişle molla rejimi ile Devrim Muhafızları, İran’daki halk isyanlarını birkaç yıl durdurabilirler.

ANHA