İletişim | Hakkımızda
ANHA

Nûjîn Dêrik: Zafer Efrin’deki efsanevi direnişin olacak

Video

EKREM BEREKAT – NÛRHAT HESEN

EFRÎN – Türk devletinin tüm ileri teknoloji ve savaş üstünlüğü ile geliştirdiği barbarca saldırılara karşı savaşçılarının büyük bir irade ile direndiğini belirten YPG ve YPJ Genel Komutanlığı Üyesi Nûjîn Dêrik, Efrîn’de zaferin efsanevi direniş sergileyen Çağın Direnişi savaşçılarının olacağını vurguladı.

İşgalci Türk devleti ve bağlı terör gruplarının ellerindeki tüm savaş teknikleri ve ileri teknoloji silahları ile barbarca saldırılar gerçekleştirdiği Efrîn’de sergilenen Çağın Direnişi bir ayı geride bırakmak üzere. Türk devlet yetkililerinin işgal için 3-5 gün süre verdiği Efrîn’de, tüm savaş üstünlüklerine ve NATO’nun ikinci büyük ordusuna karşı yüksek bir irade direnen savaşçılar Türk devletinin ilerlemesini engelledi. YPG/YPJ Genel Komutanlık Üyesi Nûjîn Derik, devam eden Çağın Direnişi ve barbarca saldırılarına ilişkin ajansımızın sorularını yanıtladı.

Efrîn’de Çağın Direnişi tüm saldırılara rağmen bir ayı geride bıraktı. Türk devletinin devam eden saldırılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türk hükümeti para ile satın aldığı ve herkes tarafından bilinen Nûredîn Zenkî Tugayı,  Sultan Murad Tugayı, Heyet Tehrîr El-Şam (Cebhet El-Nusra), Idlib’de yeni oluşturulan gruplar ve DAIŞ gibi terör grupları ile 4 yıldır bu bölgeye saldırmaktadır. Türk devleti bağlı bu terör grupları ile birlikte tüm ileri teknoloji silahları ile bir aydır aralıksız Efrîn’e saldırıyor. Türkiye bu barbarca saldırıları meşrulaştırabilmek için bütün imkan ve olanakların kullanıyor. Hükümetin sözde aydınları bu barbarca saldırıları meşrulaştırabilmek için her gün televizyon ekranlarına çıkarak tüm Efrîn halkının terörist olduğunu söylüyor. Bununla yetinmeyen Türk hükümeti televizyonlardan sürekli Efrîn’e destek veren kişilerinde terörist olduğunu söylüyor. Yüreği insanlık değerleri için atan herkes de şu aşamada Türk hükümetine göre teröristtir. Bunun tam tersine Türk devleti kendisini terörün varlığı ile yaratıyor ve terörü tüm bölgeye yayabilmek için de yoğun çaba sarf ediyor. İnsanlığın düşmanı AKP’nin kendisidir. Türkiye hükümeti terörün ta kendisidir.

Türkiye’nin İdlib’de bulunan DAIŞ çetelerini Efrîn’e yönelik saldırılarda kullandığı iddia ediliyor. Bu iddianın bir gerçekliği var mıdır?

Bu soru cevaplamadan önce bazı şeyler açıklanmalıdır. İdlib kimin denetimindedir ve buranın çatışmasızlık bölgesi olmasını kim istedi? Şu an İdlib’e yerleşen Türk devletinin kendisi değil midir? İdlib El-Kaide’nin Suriye kolları Cebhet El-Nusra, Ehrar El-Şam’ın egemenliği var. Bu örgütler gerçekte DAIŞ’in ta kendisidir ve sivil evlerin talanında defalarca birbirleri ile anlaşamamış ve çatışmışlardır. Erdoğan şimdi de bu örgütlerini bir araya topluyor ve Efrîn saldırılarında kullanıyor. Uluslararası toplum DAIŞ’in Türk devleti ile birlikte Efrîn’i işgal saldırılarında yer aldığına dair daha nasıl bir belge istiyor? Bu yeterli bir belge değil midir? Uluslararası toplum daha ne istiyor? Bu grupların Türk devleti ile birlikte Efrîn’e saldırdığını tüm dünya biliyor.

DAİŞ çetelerinin Efrîn’e yönelik saldırılarda yer aldığını kanıtlayabilme imkanınız var mı?

Bu gruplar Efrîn’e yönelik saldırılarda DAIŞ’in sembollerini kaldırdıkları gibi onların sloganlarını kullanıyor. Örneğin bu grup, Türk devleti ile birlikte Efrîn’in sınır hattında bulunan bir köye geçtiğinde “Allah u Ekber” tekbirlerini getirdi ve burada savaşçılarımızın cenazelerine işkence ederek, yaktı. Bu insanlık dışı saldırılar bu grubun DAIŞ ve El-Kaide olduğunu kanıtlıyor zaten. Bütün savaş ve çatışmalarda kanun ve ölçüt vardır. Her iki taraftan ölümler olur ancak her iki tarafta cenazelere saygı gösterir. Ancak Efrîn’e saldıran bu gruplar bütün insanlık kanun ve ölçütlerini ayaklar altına alıyor. Saldırılarda kullanılan uygulamalar DAIŞ gruplarının da saldırılarda yer aldığını kanıtlıyor.

Asker ve çetelerin cenazelere saldırdığını belirttiniz. Türk devletinin bu insanlık dışı uygulamalar ile vermek istediği mesaj nedir?

Türkiye bu insanlık dışı uygulamaları ile sadece bizlere değil tüm dünyaya uluslararası kanun ve ölçütleri kabul etmeyeceğini duyuruyor. Ne yazık ki uluslararası toplum da bu insanlık dışı uygulamalara karşı sessiz kalmaktadır.

NATO’nun ikinci büyük ordusu olduğu belirtilen Türk ordusu tüm askeri teknoloji, Alman ve ABD tankları ile savaş uçaklarına rağmen Efrîn’de herhangi bir ilerleme kaydedemiyor. Savaşçılarınızın tüm bu yoğun saldırılara karşı sergilediği güç ve iradenin kaynağı nedir?

Eğer savaş silah ve teknoloji ile yürütülürse şüphesiz ki bu silah ve teknoloji bir gün son bulacak. Ancak eğer vatan toprağına bir bağlılık ve bir inanç var ise şüphesiz ki zafer direnenlerin olacak ve iradeleri hiçbir zaman kırılmayacaktır. Doğrudur, Türk devleti saldırılarında ileri teknoloji silahlar kullanmaktadır. Bu silahlar ile Efrîn’in ilçe ve köylerini bombalamaktadır. Bu saldırılar sonucunda da yüzü aşkın sivil katledildi, yüzlercesi de yaralandı. Türk devleti saldırılara başladığı gün 2-3 gün içerisinde Efrîn’e gireceğini söylemişti. Daha sonra Erdoğan ise bu süreyi 1-2 haftaya çıkardı. Ancak biz bir aydır direniyoruz ve Erdoğan susmak zorunda kaldı. Direnişimizin tek kaynağı savaşçılarımızın inanç ve iradesidir. Direnişimizi zafere kadar sürdüreceğiz. Şüphesiz zafer Çağın Direnişçilerinin olacak. Çünkü Efrîn’de yaşayan bütün halk, bütün sınıf, bütün inançlar savaşçılarının yanında yer alıyor ve desteklerini esirgemiyor. YPG ve YPJ savaşçılarının direnişi ile büyük kazanımlar elde edilmiş ve Türk devletine büyük zayiatlar verilmiştir.

Halkın savaşçılarınıza yönelik desteği hangi aşamadadır?

Bölge halkı, Erdoğan’ın talan saldırılarına karşı YPG ve YPJ savaşçısı çocukları ile birlikte yer alıyor. Efrîn halkı, “Ya YPG ve YPJ’li çocuklarımız ile şehit düşeceğiz ya da çocuklarımız ile onurlu bir yaşam sürdüreceğiz” diyerek tüm dünyaya son sözünü söyledi. Hayatlarını savaş koşullarına göre örgütleyen Efrîn halkı, savaşçılarına da büyük moral veriyor. Efrîn halkı direnişleri ile bütün ağır saldırıları geri püskürtmeyi bildi.

İşgalci Türk devleti saldırılarında kentin altyapısı, hizmet kurumlarını, fırın, baraj, içme suyu arıtma merkezleri ve tarihi mekanları hedef alıyor. Sizce Türk devleti saldırılarında niye bu yerlere saldırıyor?

Türk devleti YPG ve YPJ savaşçılarından ağır darbeler yedikten sonra halkı aç ve susuz bırakmak için girişimlerde bulundu. Bu yüzden halkın temel ihtiyaçlarını karşıladığı hizmet alanlarını ve kurumları hedef almaya başladı. Yine bölgenin tarihini yok etmek için de tarihi mekanları savaş uçakları ve top atışları ile hedef almaktadır. Türk devleti bölge halkını göç ettirerek, bölgeyi boşaltmak ve aynı zamanda göç edenlerin malına konmak istemektedir. Ancak tam tersine Türk devleti bu saldırılarıyla umduğunu bulamadı ve saldırılarla birlikte sivil halk savaşçılara daha fazla destek vermeye başladı.

Türk devletinin bu saldırıları ile birlikte bölgenin demografik yapısını değiştirmeye çalıştığını belirtebilir miyiz?

Doğrudur. Zaten Erdoğan çıktığı ekranlardan Efrîn bölgesine 3,5 milyon Suriyeli göçmeni yerleştireceğini açıkça söyledi. Erdoğan’ın zihniyetine göre Efrînlilerin tamamı teröristtir ve bölgeden atılması gerekir. Erdoğan’ın yanında yer alan bütün çete grupları, Efrîn’e yerleşme umudu ile saldırılarda yer alıyor. Erdoğan’ın hayalini kurduğu demografik değişiklik ancak bölgenin altyapısının yok edilmesi, bütün sivillerin göç ettirilmesi ve bölgedeki tarihi mekanların yok edilerek tarihinin silinmesi ile ancak gerçekleşebilir. Uluslararası toplum da Erdoğan’ın bütün göçmenleri Avrupa’ya gönderme tehditleri karşısında bu saldırılara sessiz kalmaktadır.

Devam eden direnişe destek veren herhangi bir güç ya da devlet var mı?

Saldırıların başladığı günden bu yana savaşçılarımızın iradesi ve bölgede yaşayan halkların desteği ile direnişi sürdürüyoruz. Eğer bizlere yardım eden ya da destek veren herhangi bir devlet olsaydı, Türk devletine “Efrîn’e yönelik işgal saldırılarını ve çocukları öldürmeyi bırak” derdi. Bizler özgürlük iradesi ile işgal saldırılarına karşı direniyoruz.

Özgür iradeyi biraz daha değerlendirebilir misiniz?

İnanç irade ve özgürlüktür. Biz de bu inanç ile gönüllü bir şekilde direniyoruz ve bu inanç halkımızın inancıdır. Mücadelemiz halkımızın özgür bir yaşamı içindir. Bu inançla halkımızın tarih ve kültür savunması için işgalci güçlere karşı direniyoruz. Özgür ülkeye olan inancımız geçen her gün artıyor.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

YPG ve YPJ savaşçıları Efrîn’deki Çağın Direnişi’nde kahramanlık efsanelerine imza atıyor. Savaşçılarımız işgalci ordunun ileri teknoloji ve uluslararası kanunlarda yasak olan silahlarına karşı özgür bir irade ve büyük bir inanç ile direnmektedir. Arîn Mîrkan’ın efsanevi fedakarlığı ile Kobanê DAIŞ’ten özgürleştirildi, fedakar Sozda’nın direnişi ile Reqa özgürleştirildi ve Avesta Xabur’un efsanevi fedakarlığı ile Efrîn zafere ulaşacak. Çağın Direnişi’ne sonuna kadar destek veren tüm Kuzey Suriye halklarını saygıyla selamlıyoruz. Tüm halklara devam eden saldırılara karşı seslerini yükselterek uluslararası toplumun saldırılara karşı girişimlerde bulunmaya mecbur bırakmaya çağırıyoruz. Zafer Efrîn’deki Çağın Direnişi’nin olacak. Zafere kadar direneceğiz.

ANHA