İletişim | Hakkımızda
ANHA

‘Rojava’daki kadın kanunlarının Lübnan’da da gerçekleşmesi için mücadele edeceğiz’

SOZDAR CEMÎL

QAMIŞLO – Kürt kadınlarının mücadelesi ile Ortadoğu ve tüm dünyada örnek olduklarını belirten Lübnan Parlamentosu adayı ve kadın hakları savunucusu Henan Osman, Rojava’daki kadın kanunlarının Lübnan’da da hayata geçirilebilinmesi için mücadele edeceklerini belirtti.

Lübnan Newroz Toplumsal Kültür Merkezi Başkanı ve Lübnan Kadın Birliği Üyesi görevlerini yürüten Lübnan Parlamentosu Adayı olan Kürt kadını Henan Osman, Çağın Direnişi’ne destek olmak için geçtiğimiz günlerde Efrîn’e giderek buradaki direnişte yer aldı. Kadın hakları savunucusu Henan Osman, Lübnan’daki kadın mücadelesi ve Lübnan Parlamentosu adaylığına ilişkin ANHA’nın sorularını yanıtladı.

*Lübnan Parlamentosu seçimlerine katılmadaki amacınız nedir?

Lübnan Parlamentosu üyeliğine adaylığımı koymamda birçok sebep var aslında. Yaşanan gelişmelerde yer almak ve uzun zamandır Lübnan’da yaşayan Kürt halkının temsili için aday oldum. Kürt halkı Osmanlı devletinin işgalci politikaları nedeniyle zorunlu göçe tabi tutuldu ve dilleri, kültürleri yasaklandı. Kürt halkı göç ettirildikleri yerlerde kültürel soykırım ile karşı karşıya kaldı. Onlardır Lübnan’da yaşamamıza ve ülkenin kuruluşunda emek sarf etmemize rağmen bizlere ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılıyor.

Bizler de bu durumu değiştirmek ve Lübnan’daki ailelere maddi, manevi ve kültürel destekte bulunmak için mücadele yürütüyoruz. Lübnan’da yaşayan Kürtlerin önemli bir bölümü halen kimlik alabilmiş değiller. Bu yüzden gençlerin büyük bir bölümü eğitim haklarından mahrum kalmış durumda. Gençler de bu yüzden ülkedeki gelişmelerden geri kalmaktadır. Ben de bunları göz önünde tutarak aday olmaya karar verdim.

*Halk listesinde niye yer aldınız?

Bu liste toplumsaldır ve iktidar ile ayrımcılık karşıtıdır. Bu liste sivil toplum hareketleri ile bir değişim gerçekleştirmeyi hedeflemektedir. Aynı zamanda kadın haklarında mücadele etmeyi esas almaktadır. Bu liste aynı zamanda ülkedeki durumu değiştirmek için bir mücadele tarihine sahiptir. Bu nedenle bende bu listeye katılma kararı aldım. Şu an propaganda hamlesini yürütüyoruz.

*Seçimleri kazanıp parlamentoya girmeniz halinde neyi amaçlıyorsunuz? Lübnan’daki Kürt halkının mücadelesine nasıl bir destekte bulunacaksınız?

Lübnan Kadın Meclisi ve Kadın Haklarını Koruma Komitesi üyesi olarak kadın hakları mücadelesinde bir pratik sahibi oldum. Lübnan’daki siyasi baskı altında kaybolan kadın haklarını geri almak için mücadele yürütüyoruz. Aynı zamanda kadın ve erkek arasındaki eşitlik için mücadele edeceğiz. Yine çocuk yaşta evliliklere karşı mücadele edeceğiz.

Lübnan Arap devletleri arasında kadınlara seçme ve seçilme hakkının verildiği ilk ülkedir ve burada kadın mücadelesinin uzun bir tarihi var. Ancak sadece 3 kadın parlamento üyesi var. Bu kadınlar da ya bir siyasetçinin kardeşi ya da eşidir. Buradaki amacımız Lübnanlı kadınların karar sahibi olabilmesidir.

Aynı zamanda parlamentoda bir Kürt temsilcinin de bulunması gerekir. Ülkede Kürtlere ulusal bir toplum gözüyle bakılabilinmesi için temsiliyet elzemdir. Aynı zamanda Kürtçe’nin geliştirilmesi ve bu doğrultuda okulların açılması, kültür ve toplumsal kurumların açılması için de mücadele edeceğiz.

*Kuzey Suriye’deki kadınlar mücadeleleri ile dünya kadınlarına örnek oluyor mu? Buradaki direniş sizleri nasıl etkiledi?

Kürt kadınları tüm engellemelere rağmen Ortadoğu ve tüm dünyada mücadeleleri ile kendilerini ispatladı. Kürt kadınları askeri, kültürel, toplumsal ve siyasi alanlarda önemli başarılara imza attı. Bu kadınların aynı zamanda DAIŞ’in bölgede yok edilmesinde önemli bir payı vardı. Yine özgür ve demokratik bir toplumun yaratılması için önemli bir rol oynadılar.

Kuzey Suriyeli kadınlar mücadeleleri sonucu attıkları adımlar ile hepimize güç verdi. Rojava’da kadınlar öncülüğünde hayata geçirilen Özerk Yönetimler’de kadınlar için gerçektende iyi denilebilinecek kanunların varlığını gördük. Kadınların Rojava’da kurduğu kanunların Lübnan’da hayata geçirilebilinmesi için mücadele edeceğiz.

*Lübnan’dan Efrîn’e gelmenizdeki sebep nedir?

Adaylığım döneminde 8 Mart kutlamalarına katılmak üzere bir grup kadın ile birlikte bölgeye geçtim. Efrîn’e gelerek Çağın Direnişi’ne destek vermek ve çemberde tutulan Efrîn halkının yanında olabilmek için kente gittik. Yine Efrînli kadınlara dışarıdan bir ses olmak istedik. Efrîn’de herkesin direniş içerisinde olduğunu gördük.

*Efrîn’e yönelik komplo ve planları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Efrîn’e yönelik uluslararası bir komplo gerçekleştirilmektedir. Türkiye, ortakları Rusya, İran ve rejim güçlerinin de desteği ile bu komplonun sürdürücüsü olmuştur. Efrîn’i Doğu Guta karşılığında Türkiye’ye sattılar ve burada yok etme siyaseti uygulanmaya başlandı. Bu saldırılar bir an önce durdurulmalı ve Efrîn halkına yönelik çember de kaldırılmalıdır. Uluslararası toplum saldırılar karşısında sessizliğinden vazgeçmelidir. Bu komplolar YPG/YPJ güçleri ve Efrînli kadınların direnişi ile boşa çıkarılacaktır.

ANHA