İletişim | Hakkımızda
ANHA

Selûm: Türkiye Efrîn’i işgal edip demografik yapıyı değiştirmeyi amaçlıyor

Video

AZAD SEFO – HOGIR NECAR

HABER MERKEZİ – Türk devletinin Efrîn’i işgal ederek bölgenin demografik yapısını değiştirmeyi amaçladığını vurgulayan Kuzey Suriye Demokratik Federal Meclisi Eşbaşkanı Mensûr Selûm, Efrîn’deki sivil katliamlarına tepkisiz kalan uluslararası kamuoyuna ise tepki gösterdi.

Kuzey Suriye Federal Meclisi Eşbaşkanı Mensûr Selûm, işgalci Türk devleti ve bağlı terör gruplarının Efrîn’e yönelik saldırılarına ilişkin ANHA’ya konuştu. Mensûr Selûm ile gerçekleştirilen röportaj şöyle:

*Türk devletinin Efrîn’e saldırmasındaki amacı nedir ve 45 gündür devam eden direnişte neler yaşandı?

Türk devletinin Efrîn’e yönelik saldırıları, Erdoğan’ın bölgeyi işgal etme ve demografik yapısını değiştirme planlarının devamıdır. Erdoğan Suriye’deki savaşın başladığı ilk günden bu yana bu rüyasını gerçekleştirmek istiyor. Bu yüzden de DAIŞ ve El-Nusra gibi terör örgütlerini besleyerek bölgede savaştırdı. Erdoğan’ın bu çeteleri bölgede yenilince, direk Efrîn’e yönelik bir saldırı başlatmak zorunda kaldı. Erdoğan’ın ordusu ellerindeki NATO’nun silahları Efrîn’e yönelik çok kirli bir saldırı gerçekleştiriyor. Efrîn halkı da tüm bu saldırılara karşı kahramanlık destanı yazmaktadır.

Efrîn halkı 45 gündür işgal saldırılarına karşı direniyor. Uluslararası kamuoyunun bu direnişi görmesini umuyoruz. Erdoğan’ın Güvenlik Konseyi’nin ateşkes kararına rağmen bu saldırıları hangi bahane ile sürdürdüğünü bilemiyoruz. Erdoğan BM’nin bütün kanun ve kararlarını çiğnemektedir. Birkaç gün önce Efrîn’e gitmek isteyen binlerce sivilin bulunduğu konvoy Türk devletinin top, füze ve savaş uçakları ile bombalandı. Uluslararası kamuoyu ve Suriye rejimi bu duruma bile sessiz kalabildi.

*Sizce uluslararası kamuoyu sivil katliamları ve bölgenin demografik yapısının değiştirilmesine karşı neden sessiz kalmaktadır?

Uluslararası devletler ve kamuoyu bölgeleri menfaatleri doğrultusunda hareket ederek Türk devletinin Efrîn’de gerçekleştirdiği katliamlara sessiz kalmaktadır. Dünya ülkeleri ve kamuoyu Efrîn’de gerçekleştirilen talan ve katliamlar üzerinden menfaatlerini sürdürüyor. Her zaman haklı olan kazanır. Biz de hiçbir uluslararası güce sırtımızı dayamadan sonuna kadar direneceğiz.

*Birçok dünya devleti rejim güçlerinin Doğu Guta’ya yönelik saldırılarını kınadı. Sizce aynı duyarlılık neden Efrîn için gösterilmiyor?

Tüm dünya Doğu Guta’ya yönelik saldırıların durdurulması için girişimlerde bulunuyor. Çünkü Doğu Guta’da Güvenlik Konseyi ve BM’ye üye ülkelerin ajandasındaki çete grupları bulunuyor. Suriye halkları ise tüm ajandalara uzak bir şekilde adalet ve demokrasi için savaşıyor.

Efrîn’de Doğu Guta’dan daha ağır durumlar yaşanıyor. Doğu Guta’da rejim güçleri ve Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’nin hizmetindeki çeteler arasında çatışmalar yaşanıyor.

Efrîn halkı yurtseverdir. Demokrasi, adalet ve eşitlik umutlarını hayata geçirmek için mücadele ediyor. Direniş, mücadele ve halkların birlikteliği dışında önümüzde başka bir yol yok.

*Efrîn’e yönelik saldırılara karşı Suriye halkları, bölge ve dünya devletlerine çağrınız nedir?

Suriye halkları birlik olup, saldırılara karşı ortak bir direniş sergilemelidir. Efrîn halkı tüm Suriye halkları için direniyor ve ağır bedeller veriyor. İşgalci Türk devleti bugün Efrîn’e saldırıyor ama yarın Suriye’nin başka bir merkezine saldıracaktır.

Uluslararası toplum yürüttüğümüz mücadele ile Avrupa üzerindeki terör tehdidini ortadan kaldırdığımızı iyi görmelidir. Uluslararası toplum devam eden direnişe destek vererek, Erdoğan’ı Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin aldığı karara uymaya mecbur bırakmalıdır.

ANHA